Bilim Tarihi POPÜLER HABERLER — 07 Mayıs 2011
Tekilliğe doğru yol haritası

Kurzweil’a göre, tekilliğe giden yoldaki duraklar, özetle şöyle:

  • Şimdilik 10 yılda bir katlanan büyük teknolojik atılımların hızı ivmelenerek artıyor.
  • Bilişim teknolojilerinde yeni bir devrim söz konusu; bir teknoloji kullanılabilir hale gelince ona yapılan yatırım miktarı da katlanıyor. 1940’larda birkaç projeden ibaret olan bilgisayar endüstrisinin bugünkü getirisi bir trilyon doların üzerinde olduğundan, AR-GE harcamalarına giderek daha fazla bütçe ayrılıyor.
  • İnsan beynini tarama teknikleri çok hızlı gelişiyor. İnsan beyninin yüzlerce bölgesinin yaklaşık onda birinin model ve bilgisayar benzetimleri oluşturuldu. 20 yıl içinde tüm beyin bölgelerinin işlev ve işleyişlerini ayrıntılarıyla öğrenmiş olacağız
  • İnsan beyninin yeteneklerine sahip süper bilgisayarlar için gerekli donanımı 2010’a, PC’ler için gerekenleriyse 2020’ye kadar elde edeceğiz. 2025’te de insan zekasının yazılımını çıkartmış olacağız. Böylece, 2020’lerin sonunda bilgisayarların zekası, biyolojik insanların zekasından farksız olacak. Bilgisayarlar, insan zekasının üstünlükleriyle makine zekasının üstünlüklerini birleştirebilecek.
  • Makineler internet aracılığıyla insan uygarlığının tüm bilgilerini edinebilir. Bunları öğrenmek ve geliştirmek için aralarında takımlar oluşturup işlem ve bellek yeteneklerini birleştirebilme yeteneğine sahiptirler. Tasarım ve mimarilerinde insan beyninin işlem hızı ve beyin hacmi gibi sınırlamalara tabi değiller. Dolayısıyla makineler teknolojiyi tasarlayıp üretme becerisini kazandırdıklarında kendi tasarım kodlarını değiştirebilecekler ve insanlar gibi beden kısıtlamalarına tabi olmadan kendilerini istedikleri gibi geliştirebilecekler.
  • Bugün zaten beyinlerdeki elektrokimyasal iletişimden bir milyon kere daha hızlı olan elektronik devrelerin yerini karbon nanotüpler gibi metrenin milyarda biri ölçeklerdeki üç boyutlu moleküler devreler alacak. Makinelerin işlem hızı terahertz (saniyede bir trilyon işlem) düzeyine erişecek. Makineler böylelikle tasarımlarını sürekli yenileyecek ve biyoloji dışı zekânın ivmelenen gelişimiyle, moleküler yapıları da yeniden tasarlayıp üretebilecekler. Örneğin, “respirosit” denen mekanik alyuvarlar daha fazla oksijen taşıyacak, başka nanorobotlar (nanobot) beynin kılcal damarlarında dolaşarak insan zekâsını geliştirecek, insan nöronlarıyla etkileşerek sanal gerçekliği sinir sistemi aracılığıyla oluşturarak insanın deneyim aralığını genişletecekler. Biyolojidışı zekâ, insan beynine bir kez tutununca beyinlerimizdeki makine zekâsı katlanarak artacak ve sonunda zekâmızın biyolojik olmayan bölümü egemen konuma geçecek.
  • Tekilliğin ilerideki aşamalarında biyolojidışı zeka, hesap gücünü optimize etmek için evrenin görece yakın bölgelerindeki madde ve enerjiyi insan-makine zekasıyla dolduracak. Bir başka ifadeyle, madde ve enerji örüntülerini, hesap gücünü optimal düzeye çıkarmak için kullanacak ve sonunda uygarlığımız tüm evrene, bilginin gidebileceği maksimum hızla yayılacak.

Ilgili Makaleler

Paylaşım

Yazar Hakkında

admin

(0) Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>