﻿
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sadece Bilim</title>
	<atom:link href="http://www.sadecebilim.com/index.php/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sadecebilim.com</link>
	<description>Bir başka WordPress sitesi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 07 Mar 2012 11:58:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Flamingoları Pembe Yapan nedir? (Güneş yanığı Değil)</title>
		<link>http://www.sadecebilim.com/index.php/flamingolari-pembe-yapan-nedir-gunes-yanigi-degil/</link>
		<comments>http://www.sadecebilim.com/index.php/flamingolari-pembe-yapan-nedir-gunes-yanigi-degil/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Mar 2012 11:58:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fsenol</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya ve Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[POPÜLER HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[YEŞİL DÜNYA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sadecebilim.com/?p=975</guid>
		<description><![CDATA[Çoğu kuşların rengi bir genetik olaydır. Mavi kuşlar doğuştan mavidir, Kızıl gerdan kırmızı göğüslere sahiptir ve kardinaller parlak kırmızıdır. Flamingolar farklıdır: flamingolar yedikleri şeylerden dolayı pembedir. Türlere bağlı olarak, bir flamingonun rengi sönük pembeden koyu kırmızıya kadar değişebilir. Bir flamingo [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çoğu kuşların rengi bir genetik olaydır. Mavi kuşlar doğuştan mavidir, Kızıl gerdan kırmızı göğüslere sahiptir ve kardinaller parlak kırmızıdır. Flamingolar farklıdır: flamingolar yedikleri şeylerden dolayı pembedir.</p>
<p>Türlere bağlı olarak, bir flamingonun rengi sönük pembeden koyu kırmızıya kadar değişebilir. Bir flamingo su yosunları gibi küçük su bitkilerini ve böcek larvası, kabuklu hayvan gibi küçük böcekleri yer. Bu yiyeceklerin çoğu carotenoids gibi doğal pigmentlerle doludur. Carotenoidlerdeki pigmentler yeni tüyler büyüdükçe flamingoyu pembe ya da kırmızıya dönüştürür.</p>
<p>Flamingolar, hayvanat bahçesi gibi bir yerde tutsak oldukları zaman Roxanthan denilen doğal bir kırmızı aracıyla beslenirler veya onlara karideslerle ve kabuklu hayvanlarla olan carotenoids zengin diyet verilir. Böylece pembe renklerini korurlar. Eğer flamingolara carotenoidler eksik verilirse, pembe renk sonunda solar.</p>
<p>Beş çeşit flamingo türü vardır : (America  veya  Karayip flamingosunu içeren) büyük flamingolar, daha az olan flamingolar, Chilean, Andean ve James ‘in  flamingoları.Farklı türler pembeden kırmızıya  sıralanırken  renk yine tamamen diyete bağlıdır. Örneğin; daha az olan flamingolar “spirulina” denilen sadece carotenoidce zengin su yosunları yerler. Sonuç olarak, su yosunlarını hazmeden canlıları yiyerek ikinci el carotenoidleri elde eden daha büyük flamingolardan daha yoğun renge sahiptirler.</p>
<p>Havuç ve pancar yediğimiz zaman, aynı zamanda flamingolar gibi carotenoidler yiyoruz. Rengimizi değiştirmek için yeteri kadar pancar ve havuç yiyemeyiz. Pembeye dönüşmemizin tek yolu ya kızarmaktır ya da güneş yanığıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sadecebilim.com/index.php/flamingolari-pembe-yapan-nedir-gunes-yanigi-degil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilik  Yüzüğü  Neden  Eskiden Beri  Sol Elde 3. Parmağa takılır?</title>
		<link>http://www.sadecebilim.com/index.php/evlilik-yuzugu-neden-eskiden-beri-sol-elde-3-parmaga-takilir/</link>
		<comments>http://www.sadecebilim.com/index.php/evlilik-yuzugu-neden-eskiden-beri-sol-elde-3-parmaga-takilir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Mar 2012 10:51:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fsenol</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dil ve Dilbilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[POPÜLER HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[İLGİNÇ GERÇEKLER]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sadecebilim.com/?p=965</guid>
		<description><![CDATA[Bildiğimiz kadarı ile yüzük ilk olarak antik Mısır’da evlilik göstergesi olarak sol elde 3. parmağa takılarak kullanılmıştır. Yüzük 3. Parmakta kullanılmıştır çünkü Mısırlılar sevgi damarının bu parmaktan kalbe uzandığına inanmaktadır. Yüzük takmalarının sebebi; bu halkanın, çemberin sonsuzluğu simgelediğine inanmalarıdır. O [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bildiğimiz kadarı ile yüzük ilk olarak antik Mısır’da evlilik göstergesi olarak sol elde 3. parmağa takılarak kullanılmıştır. Yüzük 3. Parmakta kullanılmıştır çünkü Mısırlılar sevgi damarının bu parmaktan kalbe uzandığına inanmaktadır.</p>
<p>Yüzük takmalarının sebebi; bu halkanın, çemberin sonsuzluğu simgelediğine inanmalarıdır. O mükemmelliği temsil ediyor çünkü onun başlangıcı ve sonu yok. Eski Mısır mezarlarında bulunan yüzükler saf altından yapılmıştır. Yüzüklerin üzerlerinde yüzük sahiplerinin isimleri hiyeroglifler şeklinde kazınmış. Mısırın fakir semtlerinde gümüş, bronz, kehribar, fildişi veya basit camdan yapılmış yüzükler takılırdı.</p>
<p>Çünkü Romalılar öncesinde altın değerliydi, altın yüzük ebedi aşkı ve sadakati sembolize etmektedir. 6. Kral Edward İngiliz kararnamesinde sol elde 3. Parmak yüzük parmağı olarak kabul gördü.1549’ da dua kitabında (Book of Common Prayer) sol el evlilik simgesi olarak belirlendi.</p>
<p>Çok eskiden beri tarihimizde, insanlar yeni evli çiftlere şöyle tavsiyelerde bulunurlardı: “birbirinize huzur verin”, “birbirinize saygı gösterin” ve “birbirinizi dinleyin” benim favorilerimden birisi de ; “evde birbirinize asla bağırmayın, evinizde yangın çıkmadığı sürece…”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sadecebilim.com/index.php/evlilik-yuzugu-neden-eskiden-beri-sol-elde-3-parmaga-takilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüm Ayılar Kış Uykusuna Yatar mı?</title>
		<link>http://www.sadecebilim.com/index.php/tum-ayilar-kis-uykusuna-yatar-mi-2/</link>
		<comments>http://www.sadecebilim.com/index.php/tum-ayilar-kis-uykusuna-yatar-mi-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Mar 2012 10:36:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fsenol</dc:creator>
				<category><![CDATA[Daha Fazla Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya ve Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[POPÜLER HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[İLGİNÇ GERÇEKLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sadecebilim.com/?p=960</guid>
		<description><![CDATA[Kesinlikle doğru, her ayı kış uykusuna yatmaz. Hayvanlar kış uykusuna yattıklarında hareketsizleşirler ve ölü gibi görünebilirler. Vücut ısıları 32°F civarlarına kadar düşer, dakikada sadece birkaç kez nefes alırlar ve kalp atışları çok yavaş olduğu gibi neredeyse algılanamazlar bile. Eğer hayvanlar [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kesinlikle doğru, her ayı kış uykusuna yatmaz. Hayvanlar kış uykusuna yattıklarında hareketsizleşirler ve ölü gibi görünebilirler. Vücut ısıları 32°F civarlarına kadar düşer, dakikada sadece birkaç kez nefes alırlar ve kalp atışları çok yavaş olduğu gibi neredeyse algılanamazlar bile.</p>
<p>Eğer hayvanlar uyku esnasında sıcaklığa maruz kalırlarsa, birkaç saat içerisinde vücutları uyarı verir ve uyanırlar. Birçok hayvan kış uykusuna yatar; yarasalar, kirpiler, yer sincapları ve dağ fareleri.</p>
<p>Buna rağmen pek çok insan sadece ayıların kış uykusuna yattığını söylerler. Kış uykusu terimi aslında ayılara uygun bir terim değildir çünkü uykuları boyunca vücut ısılarında, solunumlarında ve metabolizma hızlarında değişiklikler olur. Ayılar için söyleyebileceğimiz en iyi terim “deep winter sleep”  derin uyku, bilimsel adı “dormancy” uyuşukluk olacaktır.</p>
<p>Ayılar yalnız başlarına iken aylarca aynı pozisyonda uyuyabilirler, eğer rahatsız edilirlerse de hemen uyanabilirler. Kış uykusu ve derin uykunun sebebi aslında aynıdır. Kış boyunca yiyeceklerin sınırlı olması sıklıkla bazı hayvanların vücut ısılarını koruyabilmeleri için oldukça zordur. Kendilerini koruyabilmek ve zaman geçirmek için kış uykusuna veya uykuya yatarlar. Yiyeceğin bol olduğu dönemlerde olabildiğince vücutlarını yağ depolarlar ve kış uykusuna yattıklarında veya uyuduklarında, vücut ihtiyaçlarını depoladıkları yağlardan sağlarlar. Uykuları uzun bir periyottur, bu dönemde asgari hareket ederler ayrıca vücut ısıları ve metabolizmaları kontrollerindedir böylece gelişme(büyüme) göstermezler.</p>
<p>Ayılar uyumaya karar verdiklerinde yatacakları yeri kazarlar bu; oyuk ağaç, mağara, in olabilir. Ayılar bazen yatacakları yerlere kurumuş yaprak ve otlar ekleyerek sert kış şartlarına karşı yalıtım yapmış olurlar. Tüm ayılar kış boyunca uymazlar. Eğer ayılar yaşadıkları çevrede yıl boyunca yiyecek kaynağı bulabilirlerse, kış uykusuna yatma ihtiyacı duymazlar. Tropikal ayılar mesela; Malaya ayıları, dudaklı ayı, gözlüklü ayı hiç kış uykusuna yatmazlar.</p>
<p>Erkek kutup ayıları hiç kış uykusuna yatmazlar ancak dişi ayılar yalnızca hamile iken kış uykusuna yatarlar. Kış uykusuna alışkın bir ayı hayvanat bahçesinde saklandığında yeterli yiyeceğe ulaşabildiği için ne kadar soğuk hava şartları olursa olsun kış uykusuna ihtiyaç duymazlar.<a href="http://www.sadecebilim.com/wp-content/uploads/2012/03/indir.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-962" title="indir" src="http://www.sadecebilim.com/wp-content/uploads/2012/03/indir.jpg" alt="" width="222" height="166" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sadecebilim.com/index.php/tum-ayilar-kis-uykusuna-yatar-mi-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Suyun Fiyatı</title>
		<link>http://www.sadecebilim.com/index.php/suyun-fiyati-2/</link>
		<comments>http://www.sadecebilim.com/index.php/suyun-fiyati-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Dec 2011 12:59:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Daha Fazla Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[POPÜLER HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[İLGİNÇ GERÇEKLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sadecebilim.com/?p=952</guid>
		<description><![CDATA[Suyun Fiyatı Musluğu açmanın fiyatı kentten kente büyük değişiklik gösteriyor ve su faturalarında genelde o bölgenin su açısından zengin olup olmadığı veya günde normalde ne kadar su kullanıldığı dikkate alınıyor. Pek çok insan birim fiyatın daha yüksek olması halinde tasarrufun [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Suyun Fiyatı</strong></p>
<p>Musluğu açmanın fiyatı kentten kente büyük değişiklik gösteriyor ve su faturalarında genelde o bölgenin su açısından zengin olup olmadığı veya günde normalde ne kadar su kullanıldığı dikkate alınıyor. Pek çok insan birim fiyatın daha yüksek olması halinde tasarrufun artacağına inanırken, dünya genelinde su fiyatları giderek artıyor. En yoksul insanların temiz suya mali gücünün yetmesi için ne yapılacağı sorusu ise hâlâ yanıt bekliyor.</p>
<p><strong>Belediyelere Göre Tüketiciye Ulaştırılan Suyun Maliyeti</strong></p>
<p>Bazı şehirlerde uygulanan su fiyatı 2009 yılı itibari ile şu şekildedir (15 metreküplük kullanımdan hareketle).</p>
<p>Kuala Lumpur: 0 ile 0,40 TL arası</p>
<p>Gaborone: 0,41-1 TL</p>
<p>Tijuana: 1,01-3 TL</p>
<p>Perth: 3,01-7 TL</p>
<p>Gent: 7,01-14 TL</p>
<p>Edmonton- Kanada. 4,70 TL</p>
<p>Calgary- Kanada. 5,30 TL</p>
<p>Vancouver- Kanada. 2,56 TL</p>
<p>Delver- ABD.2,12 TL</p>
<p>Deltoit- ABD.4,55 TL</p>
<p>Ottawa- Kanada. 3,51 TL</p>
<p>New York- ABD.3,22 TL</p>
<p>Las Vegas- ABD.3,08 TL</p>
<p>Philadelphia- ABD.4,89 TL</p>
<p>San Diego- ABD.6,65 TL</p>
<p>Phoenix-ABD.3,44 TL</p>
<p>Memphis- ABD.1,19 TL</p>
<p>Tijuana- Meksika.1,25 TL</p>
<p>Fort Worth- ABD.3,56 TL</p>
<p>Nassau- Bahamalar.2,54 TL</p>
<p>Oranjestad- Aruba.6,78 TL</p>
<p>Santiago- Şili.1,75 TL</p>
<p>Sao Paulo- Brezilya.2,63 TL</p>
<p>Rio de Janeiro-B rezilya.1,36 TL</p>
<p>Cape Town- Güney Afrika Cum.1,69 TL</p>
<p>Windhoek- Namibya.2,83 TL</p>
<p>Dakar- Senegal.1,16 TL</p>
<p>Glasgow- İskoçya.10,06 TL</p>
<p>Newcastle- İngiltere.5,90 TL</p>
<p>Helsinki- Finlandiya.4,91 TL</p>
<p>Kopenhag- Danimarka.13,82 TL</p>
<p>Amsterdam- Hollanda.3,76 TL</p>
<p>Berlin- Almanya.10,16 TL</p>
<p>Gent- Belçika.9,52 TL</p>
<p>Nice- Fransa.6,67 TL</p>
<p>Madrid- İspanya.2,51 TL</p>
<p>Roma- İtalya.2 TL</p>
<p>Kazablanka- Fas.1,37 TL</p>
<p>Tallinn- Estonya.4,47 TL</p>
<p>Moskova- Rusya.1,32 TL</p>
<p>İstanbul- Türkiye.3,47 TL</p>
<p>Ramallah- Batı Şeria.2,33 TL</p>
<p>Dubai- BAE.3,29 TL</p>
<p>Maskat- Umman.2,33 TL</p>
<p>Uslan- Güney Kore.1,22 TL</p>
<p>Sapporo- Japonya.3,47 TL</p>
<p>Tokyo- Japonya.2,99 TL</p>
<p>Hiroşima- Japonya.2,79 TL</p>
<p>Kumamoto- Japonya.4,18 TL</p>
<p>Singapur- Singapur.2,47 TL</p>
<p>Cakarta- Endonezya.1,14 TL</p>
<p>Perth- Avustralya.4,26 TL</p>
<p>Brisbane- Avustralya.6,06 TL</p>
<p>Sidney- Avustralya.6,50 TL</p>
<p>Melbourne- Avustralya.5,49 TL</p>
<p>Auckland- Yeni Zelanda.5,88 TL</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Dünya’da En Pahalı Su </strong></p>
<p>Kopenhag’da alınan ücret sermayeyi, işletme giderlerini ve yağmur suyundan kirleticilerin arıtılmasını kapsıyor. Buna karşın İrlanda’da su dağıtımının gideri emlak vergilerinden karşılanıyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yüksek Oranda İthalat</strong></p>
<p>San Diego’nun suyu ABD’deki en pahalı sular arasında %90’ı Kuzey Kalifornia ve Colorado Nehri’nden aktarılıyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Boru Paralarının Ödenmesi </strong></p>
<p>Dakar’da fiyatlar oldukça yüksek. Uygulanan tarife, su sağlayan şirketin gecekondu sakinleri dâhil herkese su götürebilmesine yetecek kadar gelir sağlıyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Ücretsiz Su</strong></p>
<p>Su üreticileri genelde siyasetle belirlenir. Liderlerinin gücünü öne çıkarmak için Türkmenistan ve Libya’da yönetim sıfır ücret alıyor. (Küba’da alınan ücret de hemen hemen sıfıra yakın.)</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yeni Delhi’nin İkilemi</strong></p>
<p>Düşük ücretlerin amacı, yoksullara yardımcı olmak. Ama sürekli iflasın eşiğindeki su idaresi, özel satıcılardan şişirilmiş fiyattan su almak zorunda kalan gecekondu sakinlerine su ulaştıramıyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yükselme Eğilimi</strong></p>
<p>Yaşanan su sıkıntılarına rağmen Çin geçmişte enflasyonu dizginlemek amacıyla ücretleri düşük tutmuştu. Şimdiyse doğayı korumayı desteklemek üzere fiyatlar yükselişe geçti.</p>
<p><strong>Kirlilik </strong></p>
<p>Suyun geleneksel düşmanı fabrika ve çiftlik atıklarıdır, ama çevre mevzuatını düzenleyenler son zamanlarda yeni bir kirlilik kaynağına, ilaç dolaplarımıza bakmaya başladılar. Baylor Üniversitesi’nden araştırmacıların yakın dönemdeki bir çalışmasında, ABD’nin beş kentindeki atıksu arıtma tesislerinin altında kalan nehirlerde tutulan balıklarda eser miktarda ilaç ve kozmetik ürünler bulundu. Ancak büyük miktarlarda balık yendiğinde insan sağlığını etkilemesi söz konusu; ama bu ürünler deniz canlıları için tehlike olabilir. İncelenen balıklar da çıkan oranlar aşağıda ki gibidir:</p>
<p><strong>%2- Diltiazem</strong></p>
<p>Antihipertansif (incelenen her bir gram balık filetosunda 0,13 nanogram)</p>
<p><strong>%46- Norfluoxetine </strong></p>
<p>Antideprasan yan ürünü ( her gramda 3,2 nanogram)</p>
<p><strong>Carbamazepine</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>%20- Diphenhydramine</strong></p>
<p>Antihistaminik ( her gramda 1,4 nanogram)</p>
<p><strong>%33 <sup>*</sup>- Carbamazepine</strong></p>
<p>Antiepileptik (her gramda 2,3 nanogram)</p>
<p><strong><sup>*</sup></strong>Yüzdelerin toplamı yuvarlama yüzünden 100‘ü aşmaktadır. Mavi Antihistaminik haplar (üstte) yüzdelere dâhil değildir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sadecebilim.com/index.php/suyun-fiyati-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hangi Kentte Ne Kadar Su Kullanılıyor?</title>
		<link>http://www.sadecebilim.com/index.php/hangi-kentte-ne-kadar-su-kullaniliyor-2/</link>
		<comments>http://www.sadecebilim.com/index.php/hangi-kentte-ne-kadar-su-kullaniliyor-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Dec 2011 12:53:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[SORU VE CEVAP]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sadecebilim.com/?p=948</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın dört bir yanındaki kentlerde giderek artan nüfusun su ihtiyacı da aynı oranda artıyor. Aralarında Berlin, İstanbul, Londra, New York ve Şanghay&#8217;ın da bulunduğu dünyanın 9 büyük kentindeki su kullanımını karşılaştıran Urban Age araştırmasına göre kişi başına en çok su [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın dört bir yanındaki kentlerde giderek artan nüfusun su ihtiyacı da aynı oranda artıyor. Aralarında Berlin, İstanbul, Londra, New York ve Şanghay&#8217;ın da bulunduğu dünyanın 9 büyük kentindeki su kullanımını karşılaştıran Urban Age araştırmasına göre kişi başına en çok su tüketilen kent New York, en az su tüketilen kent ise Hindistan&#8217;ın Mumbai kenti. New York&#8217;ta günde kişi başına ortalama 607 litre su kullanılıyor. Karşılaştırma yapılan 9 kent arasında suyun en tasarruflu kullandığı kent ise kişi başına günde 90 litreyle Mumbai&#8230;</p>
<p>London School of Economics and Political Science&#8217;ın kentlerin geleceğine dair dünya çağında organize ettiği Urban Age araştırmasına göre İstanbul, suyu tasarruflu kullanan kentler arasında sayılıyor. İstanbul&#8217;da günlük ortalama 2 milyon metreküp su kullanılıyor. Nüfusu 13 milyon kişiye yaklaşan İstanbul&#8217;da kişi başına düşen günlük su miktarı ortalama 159 litre. Bu rakam Türkiye genelindeki su kullanımının altında.</p>
<p>Türkiye&#8217;de 1990&#8242;lı yıllarda kişi başına günlük kullanım 200 litreyken 2000&#8242;li yıllarda 270 litreye yükselmiş durumda. Ancak günlük su tüketimi artışı bir gelişmişlik göstergesi değil. Gelişmiş ülkeler içme suyu kaynaklarını su tüketimini azaltarak koruyor. Bu, atık su oluşumunu engellerken, suların arıtma maliyetini de düşürüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sadecebilim.com/index.php/hangi-kentte-ne-kadar-su-kullaniliyor-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalbimizde Neden Dört Göz Bulunur?</title>
		<link>http://www.sadecebilim.com/index.php/kalbimizde-neden-dort-goz-bulunur-2/</link>
		<comments>http://www.sadecebilim.com/index.php/kalbimizde-neden-dort-goz-bulunur-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Dec 2011 12:50:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Daha Fazla Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık ve Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sadecebilim.com/?p=944</guid>
		<description><![CDATA[Kuşların ve memelilerin kalpleri dört odacıktan (iki karıncık, ikide kulakçık) oluşurken, kurbağa ve öteki çift yaşamlıların  (hem karada hem suda yaşayabilen canlılar) kalpleri üç odacıklı. Neden? Bu sorunun yanıtı, sıcakkanlılığa evrimleşmek için fazladan bir pompanın gerekmesi. Dört odalı yapıya sahip [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kuşların ve memelilerin kalpleri dört odacıktan (iki karıncık, ikide kulakçık) oluşurken, kurbağa ve öteki çift yaşamlıların  (hem karada hem suda yaşayabilen canlılar) kalpleri üç odacıklı. Neden? Bu sorunun yanıtı, sıcakkanlılığa evrimleşmek için fazladan bir pompanın gerekmesi. Dört odalı yapıya sahip kalpleri sayesinde insan ve öteki memeliler, akciğerlere ve vücudun geri kalanına olmak üzere iki ayrı kan dolaşım ağına sahipler. Sıcakkanlı olabilmemiz için bu düzen şart.</p>
<p>Evrim basamaklarında memelilerden daha geride olan çift yaşamlıların kalpleri üç odalı. Bir sonraki basamakta yer alan kaplumbağa, kertenkele gibi sürüngenlerin kalplerinin ise üç gözlü mü dört gözlü mü olduğu tartışmalı; çünkü karıncıkta fazla belirgin olmayan bir bölünme var. Dolayısıyla kalbin yapılanmasında kurbağadan insana doğrusal bir gelişme söz konusu. California Üniversitesi’ne (San Francisco) bağlı Gladstone Kalp Damar Hastalıkları Enstitüsü’nde araştırmacılar, sağ sol karıncık arasındaki kastan duvarın (septum) oluşmasında temel rolü Tbx5 adlı bir proteinin oynadığı belirlediler. Bu protein, bir genin protein kodlamak için faaliyete geçmesine ya da faaliyetin bloklanmasına aracılık eden bir transkripsiyon (kopyalama) faktörü. Araştırmacılar, insan ve öteki memelilerin kalplerinde bu proteinin düzeyinin sol karıncıkta yüksek, sağdakindeyse düşük olduğunu belirlemişler. Yüksek ve düşük seviyeler arasındaki sınır çizgisiyle, tam olarak karıncıklar arasındaki septumun bulunduğu yer. Ekip daha sonra kaplumbağa ve yeşil kertenkele kalplerindeki Tbx5 dağılımını incelemiş. Bulgulara göre her iki sürüngenin embriyosunda da, karıncık geliştiren kertenkelede bu etkinlik örüntüsü değişmiyor. Karıncığı sağ ve sol yanlara kısmen ayırabilen ilkel bir septuma sahip kaplumbağa kalbindeyse, Tbx5 gelişimin sonunda sol tarafta toplanmış oluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sadecebilim.com/index.php/kalbimizde-neden-dort-goz-bulunur-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ölümüne Kâr; Hayvan Ticareti</title>
		<link>http://www.sadecebilim.com/index.php/olumune-kar-hayvan-ticareti-2/</link>
		<comments>http://www.sadecebilim.com/index.php/olumune-kar-hayvan-ticareti-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Dec 2011 12:46:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Daha Fazla Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya ve Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[POPÜLER HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sadecebilim.com/?p=939</guid>
		<description><![CDATA[Koruma altındaki hayvan türlerinin ticaretinden ABD, Avrupa ve Doğu Asya’da milyarlar kazanılıyor. Sadece silah ve uyuşturucu ticareti bundan daha kârlı: Dünya Doğay Koruma Vakfına (WWF)  göre koruma altındaki hayvanların yasa dışı ticareti, organize suçların en büyük üçüncü kolu. Tüccarlar nadir [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Koruma altındaki hayvan türlerinin ticaretinden ABD, Avrupa ve Doğu Asya’da milyarlar kazanılıyor. Sadece silah ve uyuşturucu ticareti bundan daha kârlı: Dünya Doğay Koruma Vakfına (WWF)  göre koruma altındaki hayvanların yasa dışı ticareti, organize suçların en büyük üçüncü kolu. Tüccarlar nadir bulunan türlerin örneklerinden on binlerce avro kazanıyor. Uzmanlar dünya çapındaki ticaret hacminin 7 ila 15 milyar avroya ulaştığına dikkat çekiyor. 2009 ilkbaharında Brezilya polisinin düzenlediği bir baskın tüccarların artık ne derece profesyonelleştiğini ortaya koydu: 400’ün üzerinde memur, yılda yarım milyon yaban hayvanını satmakla suçlanan 72 zanlıyı gözaltına aldı. En büyük hedef pazarları ABD; Avrupa ve Doğu Asya’dadır. Hayvan ve bitkilerin yasal ticareti, yaklaşık 5.000 hayvan ve 28.000 bitki türü için sınırlamalar ve yasaklar öngören Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme (Convention on the International Trade in Endangered Species of Wild Flora and Fauna- CITES) ile düzenleniyor. Paris-Sud Üniversitesinden çevrebilimci Phillippe Rivalan’ın araştırması, listeye yeni alınan bir türle ilgili düzenlemelerin yürürlüğe girmesinin fazla uzun sürdüğünü belgeliyor: Ticaret yasağı devreye girene dek 14 ay geçebiliyor. Rivalan’ın bulgularına göre tehlikede olan türle ilgili ticaret hacmi bu dönemde genelde %100’ün üzerinde artıyor. “Mısır kaplumbağası” (Testude kleinmanni) örneğinde sadece geçiş döneminde populasyonun yaklaşık yarısına kıyıldı. Yasadışı hayvan ve bitki ticaretinin dünya çapındaki cirosu tahminlere göre 15 milyar avroya kadar ulaşıyor. Aşağıda bazı hayvanların yasadışı hayvan piyasasındaki bedeli Avro cinsinden veriliyor;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Boynuzgaga (çift)</strong> – 100.000</p>
<p><strong>Lear arası</strong> – 69.000</p>
<p><strong>Şempanze</strong> – 60.000</p>
<p><strong>Koelakant</strong> – 60.000</p>
<p><strong>Sibirya Kaplanı</strong> – 43.000</p>
<p><strong>Madagaskar Dev Karakaplumbağası</strong> – 30.000</p>
<p><strong>Aslan Başlı Maymun</strong> – 15.500</p>
<p><strong>Amazon Papağanı</strong> – 12.500</p>
<p><strong>Palmiye Kakadusu</strong> – 10.000</p>
<p><strong>Zürafa</strong> – 10.100</p>
<p><strong>Ornithoptera Alexandrae</strong> (2 adet) – 6.600</p>
<p><strong>Angola Cüce Pitonu</strong> – 3.000</p>
<p><strong>Alligatör (timsah)</strong> – 2.500</p>
<p><strong>Pamukbaşlı Maymun ( çift)</strong> – 2.140</p>
<p><strong>Geochelone Cinsi Kaplumbağaları </strong>– 225</p>
<p><strong>Denizatı</strong> (10 adet)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sadecebilim.com/index.php/olumune-kar-hayvan-ticareti-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsan Vücudunun Dayanabildiği Maksimum Değerler</title>
		<link>http://www.sadecebilim.com/index.php/insan-vucudunun-dayanabildigi-maksimum-degerler-2/</link>
		<comments>http://www.sadecebilim.com/index.php/insan-vucudunun-dayanabildigi-maksimum-degerler-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Dec 2011 12:43:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sadecebilim.com/?p=935</guid>
		<description><![CDATA[Vücut Isısı 42˚C Gövdede vücut ısısı 42 dereceye çıkarsa sıcak çarpması geri döndürülemez ve sonuçları ölümcül olur. Soğuk Su 4˚C Su vücut ısısını emer. Deniz 4 dereceyse, 30 dakika zor dayanırsınız. Can yeleği ısı kaybını yavaşlatır. Sıcak Hava-150˚C Yanan bir [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vücut Isısı 42˚C</strong></p>
<p>Gövdede vücut ısısı 42 dereceye çıkarsa sıcak çarpması geri döndürülemez ve sonuçları ölümcül olur.</p>
<p><strong>Soğuk Su 4˚C</strong></p>
<p>Su vücut ısısını emer. Deniz 4 dereceyse, 30 dakika zor dayanırsınız. Can yeleği ısı kaybını yavaşlatır.</p>
<p><strong>Sıcak Hava-150˚C </strong></p>
<p>Yanan bir binada veya bir madenin derinliklerinde bir yetişkin 150 derecede 10 dakika dayanır.</p>
<p><strong>Yüksek İrtifa- 4500 metre</strong></p>
<p>Çoğu kişi bilincini yitirir. Dağlık kesimlerde yaşayanların ciğerleri daha büyük ve alyuvarları daha fazladır.</p>
<p><strong>Derin Dalış-86 metre </strong></p>
<p>Ekipman olmazsa çoğu insan 2 dakika dolmadan ve 18 metrenin altında bilincini kaybeder. En iyi serbest dalıcı 86 metre derinliğe ulaşmıştı.</p>
<p><strong>Oksijen Yetersizliği- 11 dakika </strong></p>
<p>Normalde 2 dakikada bayılırsınız. Eğitimle insanlar nefeslerini yaklaşık 11 dakika tutabilir.</p>
<p><strong>Kan Kaybı- %40 </strong></p>
<p>Kanınızın %30’u akıp gitse de yaşarsınız. %40’a ulaşırsa acil kan nakline ihtiyacınız olur.</p>
<p><strong>Açlık-45 gün </strong></p>
<p>Vücut ağırlığınızın %30 ‘unu kaybederseniz her an ölebilirsiniz, ama açlıktan önce yüksek olasılıkla bunun yaratacağı bir hastalık yüzünden.</p>
<p><strong>Susuzluk-7 gün </strong></p>
<p>Günde kaybettiğiniz yaklaşık bir litre suyu yerine koymazsanız, bir haftadan fazla dayanmazsınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sadecebilim.com/index.php/insan-vucudunun-dayanabildigi-maksimum-degerler-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En İyi İkinciler</title>
		<link>http://www.sadecebilim.com/index.php/en-iyi-ikinciler-2/</link>
		<comments>http://www.sadecebilim.com/index.php/en-iyi-ikinciler-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Dec 2011 12:36:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Daha Fazla Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[POPÜLER HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sadecebilim.com/?p=931</guid>
		<description><![CDATA[İkinci en uzun hayvan; Afrika fili (1 numara: Zürafa) Kanada’da yaşayan en uzun ikinci hayvandır. Erkekler yaklaşık 3,5 dişilerse 2,7 muzunluğundadır. Boyu 4,5-5,8 m’yi bulabilen erişkin bir zürafa, bir filin başının üstünden uzanıp beslenebilir. İkinci en yüksek bina; KVLY Televizyon [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İkinci en uzun hayvan;</strong></p>
<p><strong> Afrika fili </strong>(1 numara: Zürafa)<strong> </strong></p>
<p>Kanada’da yaşayan en uzun ikinci hayvandır. Erkekler yaklaşık 3,5 dişilerse 2,7 muzunluğundadır. Boyu 4,5-5,8 m’yi bulabilen erişkin bir zürafa, bir filin başının üstünden uzanıp beslenebilir.</p>
<p><strong>İkinci en yüksek bina;</strong></p>
<p><strong>KVLY Televizyon Kulesi, K. Dakota </strong>(1 numara: Burj Dubai binası,792 m)<strong></strong></p>
<p>Boyu 629 m olan verici kulesi 1963’te tamamlandı. Federal İletişim Komisyonu, uçakların güvenliği için kulelerin artık 610 m’ yi aşmamasını öneriyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Dünya’daki ikinci en yüksek nokta;</strong></p>
<p><strong>K2 </strong>( 1 numara: Everest, 8850 metre)</p>
<p>Vahşi Dağ adıyla da bilinen 8611 metrelik K2, ölümlü kazayla tırmanışçılar için en ölümcül dağlardan biridir.</p>
<p><strong>Dünya’daki ikinci en derin nokta;</strong></p>
<p><strong>Tonga Çukuru </strong>(1 numara: Mariana Çukuru)</p>
<p>Büyük Okyanus’taki çukurların düellosunda, 10.923 metrelik Tonga, 122 metre ile geride kalıyor.</p>
<p><strong>İkinci en büyük metropol alanı; </strong></p>
<p><strong>New York- Newark, </strong>19,04 milyon (1 numara: Tokyo, 36 milyon)</p>
<p>New York: 2025’te, büyük olasılıkla Mumbai, Delhi, São Paulo, Dhaka ve Meksiko kentleri geçmiş olacak.</p>
<p><strong>İkinci en düşük nüfuslu devlet;</strong></p>
<p><strong>Tuvalu, </strong>nüfusu 12.177 (1 numara: Vatikan,824)</p>
<p>Okyanus ada devleti, İstanbul Tuzla ilçesi nüfusunun onda biri kadarına sahiptir.</p>
<p><strong>İkinci en çok turist çeken ülke;</strong></p>
<p><strong>İspanya, </strong>2007 yılında 59,2 milyon ziyaretçi (1numara: Fransa, 81,9 milyon)</p>
<p><strong>İkinci en yaygın konuşulan anadil; </strong></p>
<p><strong>Hindu, </strong>366 milyon<strong> </strong>(1 numara: Mandarin Çincesi, 873 milyon) <strong></strong></p>
<p><strong>İnsan ırkının yaşayan ikinci en yakın akrabası; </strong></p>
<p><strong>Goril </strong>(1 numara: Şempanze)</p>
<p>İnsanlarla şempanzeler, yedi milyon yıl kadar önce ortak bir atadan iki kola ayrıldı. Gorillerle insanların yolları ise bundan üç milyon yıl önce ayrılmıştı.</p>
<p><strong>İkinci en küçük gezegen;</strong></p>
<p><strong>Mars, </strong>(1 numara: Merkür)</p>
<p>Astronomlar güneş sisteminin bücürü olan Plüton’un gezegenlik unvanını geri alınca, kızıl gezegen üçüncülükten ikinciliğe terfi etti.</p>
<p><strong>İkinci en sert değerli taş; </strong></p>
<p><strong>Yakut/safir </strong>(1numara: Elmas)</p>
<p>Yakut ve safir, zımpara kâğıdında da kullanılan korundum minarelinin farklı çeşitleri.</p>
<p><strong>İkinci en uzun nehir;</strong></p>
<p><strong>Amazon </strong>(1numara: Nil)</p>
<p>Yoksa tam tersi mi? Tartışma sürüyor. Geleneksel istatistiklere göre Nil Nehri 6825, Amazon 6437 km.</p>
<p><strong>İkinci en uzun balık;</strong></p>
<p><strong>Dev köpekbalığı </strong>(1 numara: Balina köpekbalığı)</p>
<p>9 m’ye ulaşabilir; balina köpekbalığı 12-18 mdir.</p>
<p><strong>İkinci en kısa balık;</strong></p>
<p><strong>Tombul bebebalığı </strong>(1 numara: Erişkin erkek dikenbaşlı şeytan balığı, 0,61 santim)</p>
<p>Erişkinlerin boyu 0,69cm. Ama başka ikinciler de çıkabilir. Diğerleri tartılana dek, bebebalığı en hafif balık kabul ediliyor. Bir milyon tanesi bir kilodur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sadecebilim.com/index.php/en-iyi-ikinciler-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>RENKLİ DÜNYA</title>
		<link>http://www.sadecebilim.com/index.php/renkli-dunya-2/</link>
		<comments>http://www.sadecebilim.com/index.php/renkli-dunya-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Dec 2011 12:25:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Daha Fazla Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[POPÜLER HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[İletişim Teknolojisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sadecebilim.com/?p=925</guid>
		<description><![CDATA[Renkli televizyonda ilk seri üretim, 50 yıl önce, RCA’nın Bloomington’daki  (İndiana, ABD)  fabrikasında gerçekleşti. Bundan sonra dünyada renkli televizyon üretimi gittikçe arttı. 1954’te ABD’de üretilen renkli TV sayısı: 5000’den az 2003’te ABD’de üretilen renkli TV sayısı: 33 milyon 1950’de ABD’de [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Renkli televizyonda ilk seri üretim, 50 yıl önce, RCA’nın Bloomington’daki  (İndiana, ABD)  fabrikasında gerçekleşti. Bundan sonra dünyada renkli televizyon üretimi gittikçe arttı.</p>
<p><strong>1954’te ABD’de üretilen renkli TV sayısı</strong>: 5000’den az</p>
<p><strong>2003’te ABD’de üretilen renkli TV sayısı:</strong> 33 milyon</p>
<p><strong>1950’de ABD’de TV bulunan ev oranı:</strong> %9</p>
<p><strong>1954’teki oran: </strong>%56</p>
<p><strong>1999’daki oran:</strong> %98</p>
<p><strong>1999’da ABD’de ev başına düşen ortalama TV sayısı:</strong> 2,4</p>
<p><strong>2001’de ABD TV endüstrisi geliri:</strong> 33,5 milyar dolar</p>
<p><strong>ABD’deki ilk ulusal renkli yayın:</strong> Rose Bowl Töreni, 1954</p>
<p><strong>Renkli yayına geçen ikinci ülke </strong>1958’de:<strong> </strong>KÜBA, ardından 1960 yılında Japonyadır.<strong> </strong></p>
<p><strong>Ev başına düşen renkli TV sayısının en yüksek olduğu ülkeler:</strong> ABD, Belçika, İrlanda, Tayvan, Finlandiya.</p>
<p><strong>Bu sayının en düşük olduğu ülkeler: </strong>Hindistan, Pakistan, Vietnam, Çin, Fas.<strong></strong></p>
<p><strong>Günde en çok TV izleyen bölgeler:</strong> Kuzey Amerika (4 saat, 21 dakika), Avrupa (3 saat, 33 dakika), Orta Doğu (3 saat, 15 dakika)</p>
<p><strong>Dünya genelinde 2003’te üretilen siyah-beyaz TV sayısı:</strong> 16 milyon</p>
<p><strong>Dünya genelinde 2003’te üretilen renkli TV sayısı: </strong>212 milyon<strong></strong></p>
<p><strong>Dışarıya en çok TV satan ülkeler:</strong> Meksika, ardından Japonya.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sadecebilim.com/index.php/renkli-dunya-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

